İstanbul Üniversitesi’nin Enformatik Tarihi’nde Bir Yolculuk: Haydar Furgaç Elektronik Hesap Merkezi’nden BUYAMER’e Sempozyumu Gerçekleştirildi

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (BUYAMER) tarafından düzenlenen “İstanbul Üniversitesi’nin Enformatik Tarihi’nde Bir Yolculuk: Haydar Furgaç Elektronik Hesap Merkezi’nden BUYAMER’e” sempozyumu 25 Nisan 2019 tarihinde İÜ Rektörlük Binası Doktora Salonu’nda gerçekleştirildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumun açılış konuşmaları İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Oral Öncül, İÜ BUYAMER Müdürü Prof. Dr. Sevinç Gülseçen, İÜ İktisat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurtaç Yıldırım ve International Business Machines (IBM) Türk Müşteri İlişkileri Yöneticisi Ziya Fırat Çoşar tarafından gerçekleştirildi.

“Elektronik Hesap Merkezi Türkiye’nin İlklerinden Birisi Olmuştur”

İÜ BUYAMER Müdürü Prof. Dr. Sevinç Gülseçen, 7 yıl önce hayalini kurmaya başladığı böyle bir toplantının gerçekleştiriyor olmasından büyük bir mutluluk ve heyecan duyduğunu belirterek: “Benim bilişim alanındaki yolculuğum, burada bulunan pek çok arkadaşım gibi, 80’li yılların başlarında henüz bir lisans öğrencisiyken başladı ve ben ne üniversitemden ne de bu yoldan ayrıldım. Üniversitemde ise bilişimin tarihi geçmişine baktığımızda benim doğduğum yıla gider. Bugün rahmetle anacağımız değerli hocamız Prof. Dr. Haydar Furgaç'ın yüksek öngörüsü ve müthiş çabası ile kurulan Elektronik Hesap Merkezi, Türkiye'nin ilklerinden birisi olmuştur. İstanbul Meslek Yüksek Okulu (MYO) Bilgisayar Programcılığı programının daha 80’li yıllarda doğmasına ve çok başarılı öğrenciler mezun etmesine vesile olmuş. Üniversitemizin sadece bir bilişim üssü değil aynı zamanda ‘bir edep mektebi’ sayılabilecek bir birimi haline gelmiştir. Sırası ile T9 MYO ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü gibi iki güçlü birimin oluşmasına vesile olmuş; sonrasında Enformatik Bölümü ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığı gibi iki temel bilişim direğinin vücut bulmasında katkısı olmuştur. Aynı zamanda çok yakında doğacak bir Enformatik Enstitüsü'nün temel taşlarını sağlamıştır. Sizler ifade ettiğim tüm bu süreci ayrıntıları ile ‘Haydar Furgaç Elektronik Hesap Merkezi’nden BUYAMER’e: İstanbul Üniversitesi’nin Bilişim Tarihine Yolculuk’ isimli kitabımızda okuyabileceksiniz” ifadelerini kullandı. 

Bilişim teknolojisinin baş döndürücü bir hızla gelişmekte olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gülseçen: “Bugün anılarımızı anlatacağız, teknolojiyi insanların hizmetine sunarken birbirimizle kurduğumuz sıcak ilişkileri, teknolojiyi kullanırken yaşadığımız problemleri el ele vererek nasıl birlikte çözdüğümüzü, ast-üst ilişkileri yerine abi-kardeş abla-kardeş ilişkileri ile ne güzel ürünler ortaya çıkardığımızı, öğrencilerimizle birlikte nasıl öğrendiğimizi hatırlayıp güleceğiz belki de hüzünleneceğiz ama eminim ki bugün toplantımıza katılan gençlere fayda sağlayacak aydınlatıcı bilgiler vermiş olacağız. Sempozyumumuza katılarak bizleri şereflendirdiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, keyifli bir gün geçirmenizi temenni ediyorum” dedi. 

“BUYAMER’in Tarihine Bakıldığında İktisat Fakültesi Mezunu ve Mensubu Hocalarımızın Çok Büyük Katkıları Olduğunu Görüyoruz”
İstanbul Üniversitesi’nin bilim ve teknoloji alanında muazzam katkı sağladığını ifade eden İÜ İktisat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurtaç Yıldırım, “BUYAMER’in tarihinin konu edileceği bu sempozyumda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi adına burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Çünkü BUYAMER’in tarihine bakıldığında İktisat Fakültesi mezunu ve mensubu hocalarımızın çok büyük katkıları olduğunu görüyoruz. Merkez, İktisat Fakültesi bünyesinde 1964 yılında fakültemizin eski dekanı Prof. Dr. Haydar Furgaç tarafından kuruldu. Daha sonraki yıllarda yine İktisat Fakültesi mezunu veya mensubu hocalarımızın katkıları oldu. Prof. Dr. Kenan Gürtan, Prof. Dr. Mehmet Emin Altan, Prof. Dr. Kenan Ural, Prof. Dr. Erol Üçdal, Prof. Dr. Kayıhan Özoğuz ve Prof. Dr. Ahmet Gökçen hocalarımız merkezde müdürlük görevini üstlenmiş fakültemizin hocalarıdır. Gerçekleştirdikleri projeler ve yaptıkları çalışmalarla eğitim öğretim süreçlerimizin bilim ve teknolojiyle buluşmasında çok önemli katkılar sağlamışlardır. Bilim ve teknolojinin modern hayatın en önemli bileşenlerinden biri olduğu zamanda tarihten geleceğe kurduğumuz bu bilim köprüsüne çok önemli katkılar sağlamış BUYAMER’e, emeği geçen tüm değerli hocalarımıza saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz” şeklinde konuştu. 

“IBM, Geçmişten Aldığı Güç ile Yarının Teknolojilerini Oluşturmaya Devam Ediyor”

Teknolojinin en hızlı gelişim gösterdiği alanın bilişim teknolojileri olduğunu vurgulayan IBM Türk Müşteri İlişkileri Yöneticisi Ziya Fırat Çoşar, “Bugün, Elon Musk’ın uzay seyahatinin önünü açtığı ve 2019 yılında ilk uzaya giden Apollo Uzay Mekiği’nin içerisindeki işlemcinin, cebimizdeki telefonlardan 11 kat daha geride olan bir işlemci gücüne sahip olduğunu düşünürsek, yarının nelere gebe olduğunu tahmin etmek çok da zor değil. Bilişim teknolojisi alanında 108 senelik bir maziye sahip olan şirket olarak IBM, üniversitelerle ilişkilerine sıkı bir şekilde devam ederken aynı zamanda geçmişten aldığı gücüyle bugün de yarının teknolojilerini oluşturmak için çalışmalarına devam etmektedir. Kurulduğumuz günden bugüne patentlerimizin sayısı 110 bin ve sadece geçen sene sahip olduğumuz patentlerin sayısı 9100’dür. Çoğunlukla yapay zekâ, bulut teknolojileri, kuantum ve güvenlik alanıyla alakalı çalışmaların önümüzdeki yıllarda çok belirleyici olacağını görüyorum” dedi.

IBM olarak tüm dünyada beş yüzden fazla Blockchain projesi üzerine çalışmakla beraber seksen beşten fazla aktif Blockchain projesinin üzerinde teknoloji danışmanlığı verdiklerini vurgulayan Çoşar, “Aslında hesap makineleriyle başlayan yolculuk bugün kuantum bilgisayarlarıyla bambaşka bir boyut almaya başladı. Bizim bildiğimiz kodlama sisteminden çıkıp tamamen kuantum mekanikleriyle bambaşka gerçekliklerin yaratılabileceği bir dünyaya doğru ilerliyoruz. Dolayısıyla bizim de bu alanda yaptığımız çalışmalar dünyanın geleceğini çok ciddi ölçüde etkileyecek ve üniversitelere katkısı olacak. Aslında teknolojinin gideceği son noktalardan bir tanesi de arada hiçbir iletişim aracı-iletken olmadan veri transferinin yapılabildiği bir dünya” ifadelerini kullandı.

“Bir Kurumun Gücü Yaptığı İşlerle Ölçülür”

İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Oral Öncül ise konuşmasında şunları dile getirdi: “Geleceğin teknolojilerini ve bilimini tartışmak yerine böylesine güçlü bir yapıyı bizlere bırakan başta Prof. Dr. Haydar Furgaç hocamız olmak üzere, emek sarf eden tüm hocalarımızı anarak bu kurumun gücünün nereden geldiğini hatırlamak istiyoruz. Elbette ki bir kurumun gücü yaptığı işlerle ölçülür. Ürettiği bilimsel değerler, yetiştirdiği insanlar ve akademik yapısı çok önemlidir. Belki onun ne kadar teknolojik yapıları kullandığıyla bütünleşmiştir hepsi ama bu kuruma güç veren aslında kökleridir. 55 yıllık tarihimizde şöyle bir baktığımızda Prof. Dr. Haydar Furgaç hocanın başlattığı ve onunla devam eden başta Prof. Dr. Kenan Gürtan ve Prof. Dr. Mehmet Emin Altan gibi birçok hocamızın devam ettirdiği bu tarihi mirasın, bu dokunun güçlerini hissedeceğiz. Kurum içerisine girdiğiniz zaman kültürel mirası, bu ekolü bu binaların duvarlarında, sıralarında her yerinde bulursunuz. Sizi bugünlere taşıyan ve geleceğe taşıyacak olan işte o kültürel mirastır. Bizler gerçekten bunun gururunu taşıyoruz ve bugün sizlerle birlikte bu geçmişi gururla tekrar hatırlamak üzere buraya gelmiş bulunuyoruz. O nedenle katılımınız bizleri son derece mutlu etti. Hepinize bu açıdan çok teşekkür ediyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Akpınar “Geçmiş Zaman Olur Ki” adlı bir sunum gerçekleştirdi.

Sempozyum, üç ayrı oturum ile devam etti. Sempozyumun birinci oturumunda, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Dr. Öğr. Üyesi İsmail Özmen moderatörlüğünde Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yörük, Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Mucip Gökçen, Ahmet Furgaç ve Ali Furgaç, “Haydar Furgaç Hocamız ve Merkezimizin Erken Dönemi” başlığında konuşmalarını gerçekleştirdiler. Ardından Bilişim A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Aydın Köksal “İstanbul Üniversitesi’nden Hacettepe’ye, Elektronik Beyin’den Bilgisayar’a, ÜGİ’den ÖSYM’ye” adlı bir sunum gerçekleştirdi.

Prof. Dr. İ. Müfit Giresunlu moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda İstanbul Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Öner Esen, IBM Türk Üniversitesi İlişkileri Lideri Emekli Jale Akyel ve Grup Peryod A.Ş. CEO’su Dr. Selami Erarslan, “Merkezin Akademik Çalışmalara Bilişim Desteği” başlığında konuşmalarını gerçekleştirdiler.

Son oturumda ise Marmara Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Çınar moderatörlüğünde dinleyicilerle etkileşimli olarak “Anılarla Erol Hocamız” başlığında konuşmalar gerçekleştirildi.

Oturumların ardından panelist ve moderatörlere hediye takdim edildi.

Sempozyum, “Tarihimizin Müziği” başlığıyla İÜ OMAR Türk Müziği İcra Heyeti konseriyle son buldu.

İstanbul Üniversitesi Anasayfadaki Haber Linki için tıklayınız.